Turizm, tarihi yerler, müzeler, tatil mekanları, yurtdışında tatil
Dolmabahçe’de, İnönü Stadyumu’nun karşısında bulunan alanda yer almaktadır. Binanın deniz kenarındaki alanının toprakla doldurularak bahçe haline getirilmesi nedeniyle Dolmabahçe olarak adlandırılmıştır. Sultan II. Mahmut döneminde, bu alanda ahşaptan bir saray yaptırılmış, bu saray Sultan Abdülmecit döneminde yıktırılarak yerine, Avrupa saraylarının anıtsal boyutlarında günümüzdeki mermer saray yaptırılmıştır. Binanın mimarları Karabet ve oğlu Nikogos Balyan’dır. 1856 yılında imparatorluk ikametgâhı olarak hizmete açılan sarayda, 19 Mart 1877’de ilk Meclis-i Mebusan (Millet Meclisi) açılmıştır. İstanbul’a ziyarete gelen birçok önemli kişi ve devlet konukları, bu sarayda ağırlanmıştır. 1927 yılından sonra Atatürk’ün bu sarayda sık sık kaldığı ve harf devrimi çalışmalarını bu sarayda yaptığı bilinmektedir. Modern Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, bu sarayın haremlik kısmında, denize bakan 71 no’lu odada vefat etmiştir.
Binada değişik dönemlerin mimari üslup öğelerinin kullanılması, zamanın beğenisini sergilemektedir. Bina selamlık, haremlik ve veliaht dairelerinden oluşmaktadır. Binanın uzunluğu 284 m’ye ulaşmaktadır. Ana bölümleri 1660 m.²’lik geniş bir alana kurulan yapının rıhtımı 600 m. uzunluğundadır. Bina içerisinde bulunan zengin avizeler, mobilyalar, tablolar ve süslemeler ziyaretçilerin ilgisini çekmektedir.
Beşiktaş kıyısında, Yıldız Parkı’nın karşısındaki alanda kuruludur. Osmanlı Sultanı Abdülaziz döneminde (1830-1876) Mimar Karabet’in oğlu Serkis Balyan tarafından inşa edilmiştir. Bir dönem için imparatorluk ikametgâhı olarak kullanılan yapı, 1909-1910 yılları arasında Meclis-i Mebusan (Millet Meclisi) olarak kullanılmıştır. 20 Ocak 1910 tarihinde önemli bir yangın geçirerek tahrip olan yapı, 1920-1922 yılları arasında bir Fransız İstihkam Taburu’na tahsis edilmiştir. Yakın dönemde restore edilen yapı, günümüzde turistik tesis olarak kullanılmaktadır. Detaylı Bilgi
Beşiktaş’ta, Yıldız Camii’nin karşısındaki alanda yer almaktadır. 19 yüzyılın ikinci yarısında Sultan Abdülaziz döneminde Mimar Sarkis Balyan’a yaptırılmıştır. Tıpkı Topkapı Sarayı’nda olduğu gibi çeşitli köşklerin bir kombinasyonudur. Sultan Abdülaziz, bu yapıyı uzun bir zaman dinlenme sarayı olarak kullanmıştır. 1898 yılında Alman İmparatoru II. Wilhelm adına sarayda şölenler verildiği ve Şale Köşkü’nün kendilerine tahsis edildiği bilinmektedir. Uzun bir dönem için devlet konuklarının ağırlanması amacıyla kullanılan saray, günümüzde önemli konferans, konser ve kokteyllere sahne olmaktadır.
Boğaziçi’nin Asya yakasında, Kuzguncuk ve Çengelköy arasında kurulu bulunan Saray 1865 yılında Sultan Abdülaziz döneminde yaptırılmıştır. Saray tamamen mermerden ve Bakırköy’den getirtilmiş küfeki taşlardan inşa edilmiştir. Gerek dış görünüşü gerekse iç bölümü oldukça süslüdür. Fransız barok mimarisinden ilham alınmıştır. Bodrumuyla beraber 3 katlı olup, 23 oda ve 6 salondan oluşmaktadır. Harem ve selamlık dairelerinin cepheleri denize bakar. Birçok yabancı konuğu ağırlanması için kullanılan sarayda, Rus Çarı II. Nikola ve İngiltere Kralı VIII. Edward gibi ünlü isimler kalmışlardır. Sultan Abdülhamit’in son günlerini bu sarayda geçirdiği bilinmektedir. Beylerbeyi Sarayı detaylı bilgi
Yorum Yazın
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.